Bir gece manifestosu

Saatlerden 01.30,bu ilk yazılarımdan bir tanesi,bu saatlerde yalnız kalıp bi bira içmeyi her zaman çok sevmişimdir.Ben çoğu zaman yalnız kalmasam bile yalnız kalmayı çok sevdim,çok istedim.Çoğu şey düşünüyor insan zaman zaman ama sonra kendine ''siktir et'' yarın sabah uyandığında yine aynı yaşamına devam edeceksin demek zorunda kalıyor.Hayatımda bu zamana kadar sürekli bir heyecanla yaşadım,sürekli kalp atışlarım ritimsizdi sürekli kendimi sevdiğim şeyleri yarın ya da başka bir gün yapacağım diye mutlu ediyordum bi açıdan avutuyordum.Bu devirde insanları izlemek o kadar çok zevkli ki,neler yaptıklarını takip etmek neler yapacaklarını tahmin etmek..Hep diğer insanlar gibi  hiçbir şeyi kafaya takmadan sadece ''anı'' yaşamayı istedim ama hiçbir zaman beceremedim.Benim hakkımda yorum yaptıklarında sürekli dinledim hiç karşı çıkmadım iyi ya da kötü olsun hiçbiri ben kendimi tanıdıktan sonra umrumda değildi diyordum ama sonradan farkettim ki hepsi aslında benim için çok önemliymiş.İnsan sürekli gerçeklerden kaçarak yaşamayı seviyor ama gerçekleri farkederek yaşadığında asıl yaşamak nedir onu anlıyor.Hep diğer insanlara birşeyleri açıklamak,öğretmek istedim büyük ya da küçük,bazı şeyleri belki de ''egoist'' diyeceksiniz fakat bilmediklerini düşünüyordum hala da düşünüyorum.Fikrimce her insan kendini diğer insanlara göre üstün görür,her insan kendinde bir gücün var olduğunu sanar ama bunlar ona söylediğinde her zaman inkar eder.Bu bile insanın yapısını gösteriyor ve açıklıyor.

Hayatımız da farketmeden birçok şey yaşıyoruz ve hayatımızı etkileyen çoğu şeyi farketmiyoruz.Bazen insanlar çıkıp bunlar çok klişe laflar diyor bir kenara atıyorlar,klasik hayatına devam edip yaşamına devam ediyorlar.Asıl hayatı tanımak ve yaşamak bu değil.Özgür yaşamdan bahsediyoruz tamamen özgür yaşamdan ama hiçbir zaman tamamen özgür olamayacağımızı kendi içimizde yeri geldiğinde biliyoruz veya  tartışıyoruz.Toplumun,popüler kültürün etkisi altında yaşıyoruz ve yaşayacağız,bunu inkar etsek de veya çoğu insan etse de bu süreç böyle devam edecek.Öncelikle özgürlüğümüzü kısıtlayan tanrının varlığını sorguluyoruz,en ateisti bile göremediği konuşamadığı bir varlıktan korkar ve ona bazı zamanlarda itaat eder ne kadar inkar etse de.Bu da bir gerçekliktir mesela,gerçeklerden kaçarak yaşamaktır.

Teknolojinin çok ilerlediği,medyanın insan hayatından önemli olduğu inanç ve insan kavramlarının hiçe sayıldığı bir devirde yaşıyoruz artık bunu da kafamıza sokmakta zorlanıyoruz.Geleceği düşünmeden yaşamayı aşıladılar bize,biz de bundan kurtulmaya çalışıyoruz,kurtulsak bile bunu diğer insanlara anlatamıyoruz.Sürekli insanların düşüncelerini değiştirmeye çalışılıyor çalışıyoruz..İnsanlara kendi düşünceleriyle bizim düşüncelerimizi karşılaştırarak tartışmayı hiçbir zaman düşünmüyoruz.Çoğu zaman yapımızdan kaynaklandığı için kendimizi eleştirmiyoruz.Hep diğer insanlarda suç veya eksik bir yön bularak bizim eskilerimizi,suçlarımızı unutarak karşımızda ki kişinin hatalarını değiştirmeye çalışıyoruz.Böyle devam ettikçe ne biz değişiriz ne de ''bana dokunmayan yılan bin yaşasın'' kafasıyla yaşamını sürdüren insanları.

Düşündüklerimizi yazmaktan bile çekiniyoruz bazen,bazen de değil çoğu zaman.Yazmaya başladıktan sonra anladım ki insanı en rahatlatan şey düşüncelerini yazıya dökmek.Kimseden sakınmadan,özgür bir şekilde sizde öncelikle insanlara yazı yazmayı tavsiye edin.İnsanlarla her zaman iletişimde olun,hayata karşı pozitif düşünün ve her ne kadar zor olsa da insanların düşüncelerini kendi düşüncelerinizin önüne koymayın.

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !